vox.

Birlikte Sıkılalım programının yaratıcılarından. Hakkında detaylı bilgiye kendisi de sahip değil. Hala mezun olamadı. Şu sıralar takımına sadık bi lol oyuncusu ve Cloud 9 fanatiği olarak tanımlayabiliriz. Bu vox'da böyle zor bi arkadaşımız. He unutmadan söyleyelim, yalnızlık üstüne master yapmış durumda, o yüzden radyo programını dinlerken söylediklerini ciddiye almayın. Aksi taktirde kendinizi yalnız hissetmeye başlayabilirsiniz. Şimdilik bu kadar, aşağıda vox'un yazılarına ulaşabilirsiniz.

insan en çok da “baba” demeyi özlüyor.

bugün, gerçekten yalnız kalmanın, gerçekten büyümenin ve gerçekten özleyecek olmanın anlamlarını öğrendiğim günün 5. yıl dönümü. bazen düşünmüyor değilim; bu kadar büyümeye gerek var mıydı ? bu kadar yalnız kalmaya ya da bu kadar özlemeye. ardına sürekli bakıyorsan, bi şeyleri özlüyosundur dostum. özlemeye dair öğrendiğim tek şey belki de bu. bazen yapmak istediğin çoğu şeyin yarım kaldığını hissedersin. yarım bırakmak senin tercihin olmaz, hayat neyi nasıl istiyorsa öyle yapar işte. gelir elinden alır ve tek bir kelime dahi etmez. yaşamak istediğin bi şeyler daha var mıydı diye sormaz. sormasın da zaten. çünkü sorsaydı, büyüyemezdik dostum. ben büyüdüğümü gözlerim dolu dolu olduğunda değil, o gözlerden o yaşı akıtmamayı öğrendiğimde anladım. yalnız kaldım ama bu bahsettiğim sıradan yalnızlıklardan değil. arkanızda güvenebileceğiniz biri olmamasıydı bu yalnızlığın tanımı. baba diyebilmeyi özlemekti belki de. sahi ya, insan en çok da baba diyebilmeyi özlüyor. bazen boşluğa demişliğim bile var. özlemini bastırmasa da, sakinleştiriyor biraz. kızmalarını dahi özlüyor insan biliyo musunuz ? ya baba yapma artık ya diyebilmeyi. bazen tartışıyorsun, ve neyi ne kadar batırırsan batır, sana ne kadar kızarsa kızsın; bi şeyleri değiştirmek için her zaman orda bekliyor. böyle bi güçten kim mahrum kalmak ister. hayat sorsaydı, sonra derdim. çok daha sonra. henüz değil. tabi bu büyümelerin bir de çocuklaşmaları oluyor. zaman zaman çocuklaşıyorum, bazen durgunlaşıyorum. hissiz bi adamın sadece yılın 1 günü bütün duygularını açabilmesi gibi, bugün söylediklerimin tam tersine; sevebiliyorum, nefret edebiliyorum, özleyebiliyorum, gülebiliyorum, ağlayabiliyorum. bana sorarsanız eğer; büyümek için acele etmeyin. kaç yaşında olursanız olun, anne babalarınızın o küçük çocuğu olarak kalmaya çalışın. çocuk kalabilmek güzel şey. yavaş yavaş bitireyim, kelimeleri toparlayamıyorum çünkü, düşüncelerin içinde kaybolmuş hissediyorum. her cümle biraz daha düğüm düğüm. biraz daha, kal içeride dışarısı sana göre değil. umarım hepiniz ailenizle mükemmel ve uzun yıllar geçirirsiniz. ben şu sıralar en çok onlar için yaşıyorum. babamın bize öğrettiği en önemli şey için, AİLEM için. sevgiyle kalın. vox.

vox.

Anonim şöyle dedi: Bugün 24 Ekim ve sen bu msjı ne göreceksin bilmiyorum. Bugünün senin için ne demek olduğunu biliyorum, hatırlatıp üzmek istemezdim ama söylemeden edemeyeceğim; çok iyi bir insansın. Hiç konuşmadık ama bazen bilirsin iyidir işte o insan. Bu yüzden sen de çok iyi bi baba olacaksın. Kimse doldurmaz onun yerini ama senin gibi insanlar da asla yalnız kalmaz bunu unutma. Yalnız olduğunu hissettiğinde tanımadığın bir insan tarafından gönderilmiş bu msjı hatırla ve çok iyi bak kendine. çok teşekkür ederim güzel düşüncelerin için. hala böyle senin gibi vefalı insanların etrafımızda olması çok güzel. tekrar teşekkür ederim.

artık sevemiyorum, özleyemiyorum, hissedemiyorum ve alışamıyorum.

Özlemek gibi mesela. Biraz da özlenmek gibi. Ama herşeye rağmen hissetmek bazı şeyleri, önemsemek ve gözlerinin içine bakarak gülümsemek.  yukarıda saydıklarımı yapabilmek için bi kalp gerekli. ama sıradan bir kalp değil, kimsenin daha fazla eritemeyeceği, saf altından bir kalp gerekli.  Benim bir zamanlar altından yapıldığına inandığım mükemmel bi kalbim vardı. Kimseyi kıramazdım mesela, üzemezdim. Hayır demeyi beceremediğimden değil, ben istesem bile kalbim buna izin vermezdi. Ve sonra biri çıktı karşıma.. Hayata dair bildiğim bütün doğruları yıktı. Benim doğrularım hiç bu kadar kökten, hiç bu kadar hızlı değişmemişti. Kalbimden ne kadar iyilik varsa, tek bir hamleyle sildi attı. Hani bazıları gelir ve HAYATINIZI SİKER ya.. işte tam karşılığı buydu yaşadığımın. İçimde en ufak sevgi kırıntısı dahi kalmamıştı. Onunla birlikte herşeye olan bakış açımı değiştirdim. Artık sevmiyor, özlemiyor, alışmıyordum. En önemlisi de dokunabiliyor ama hissedemiyordum.  Beni buna sen zorladın güzel kadın. Yaşadığım ne varsa, yaşattığım ne varsa artık arkasında duramaz oldum. Gitmeme hiçbir neden yokken, bana gitmem için binlerce sebep verdin. Bana binlerce duyguyu tattırdın ve belki de kalbimi hiç olmadığı kadar hızlı attırdın.  Ve sen güzel kadın.. Bıraktığın enkazla gurur duyuyor musun bilmiyorum. Tekrar söylüyorum. Ben artık hissedemiyorum. Sevemiyorum, özleyemiyorum, gülemiyorum ve ağlayamıyorum da. Karar veremiyorum ve karar veremediğim için vazgeçişlerimde olmuyor artık. Heyecanlanamıyorum ve korkamıyorum da.. Kimseye acımıyorum ve kimse tarafından önemsenmek istemiyorum. Sen bilmezsin, senin adının yazılı olduğu bir kağıt parçasıyla uyurdum ben geceleri. Fotoğraflarınla zerre gram ilgilenmedim, ve bir gün olsun güzelliğine hayran olmadım.. Ama sen de farklı bişeyler vardı güzel kadın. Diyorum ya, kaç kişi ismini bi kağıt parçasına yazıp geceleri onunla yatmıştır. Ben söyliyim, hiç kimse.. Ama şimdilerde durum çok farklı. Belki de hayatın bana verdiği bütün krediyi seni severek harcadım. Ben olmasam da hayatında mutlu ol demicem. Çünkü ben senin yüzünden her gün mutsuz oldum güzel kadın. Her gün bişeylerin hesabını sordum kendime, ve cevap vermekten kaçındım. Adını bile sildim artık, her yerden. her şeyden.  Ben artık sevemiyorum, özleyemiyorum, hissedemiyorum, alışamıyorum ve üzülemiyorum. Ama sana tek bir konuda teşekkür etmek istiyorum; Artık kusursuz vedalar edebiliyorum. vox. twitter.com/voxventi voxventi.tumblr.com facebook.com/bugra.senturk 

Biraz hatrım varsa eğer;

Diye giriyorum söze. Direk başlıkta belirtmek istemedim durumu. Çünkü insanlar başlığa göre daha fazla önem verirler, okumak için heveslenirler ve ben kendi acımdan size merak değil, ders çıkarmanız adına bunları anlatacağım. Bugün babamı kaybedişimin 4. yılı. Varlık kavramını benimseyen her insan, yokluğa da alışabilir, buna lafım yok. Yani alışmadım diyemem. Ölüme alışmadım diyen herkes bi nebze yalan söyler çünkü insanoğlu her türlü acıya alışabilecek şekilde yaratılmıştır. Bu yazıyı yazıyorum çünkü etrafında Bayramlardan şikayet edenler var. Evet ben de öyleyim. Hayatımın hiçbir evresinde bayramlardan zevk almadım. Ancak bu şikayeti ailelere taşımak çok ama çok yanlış. Her zaman şunu söylerim; Birşeyden şikayet etmeden önce, başkalarının ona sahip bile olamayacağını düşün. Eğer böyle düşünürsen, şikayetlerin sabıra, sabırlarınsa hayata teşekküre dönüşür. Yaşadım, biliyorum. Yani eminim. Kesinlikle duygusal bi boyuta taşımadan yazıyı bitireceğim ancak insanoğlu en sonunda yalnız kalıyor ve yalnız kalmanıza henüz var diye, içinde bulunduğunuz anın tadını çıkarmamazlık yapmayın. Çünkü yıllar sonra, keşke diyor insan. Ve hayatınız boyunca hiçbir şey, o keşke kadar koymuyor insana. O yüzden biraz hatrım varsa eğer; Şikayet etmeyi bırakın. Yarın annenize, babanıza, kardeşlerinize bir ayrı sarılın. Onlarla olduğunuz için kesinlikle mutlu olun. Hayatta herşeyin yeri dolabilir, doldurabilirsiniz. Çünkü insan mükemmel bir iradeye sahiptir, eğer gerçekten istiyorsa mükemmel işlere imza atabilir. Ancak bir insanı kaybettiğinizde asla yeri dolmayacak, asla geri gelmeyecek. Bunu unutmayın ve gerçekten biraz hatrım varsa; bu yazıyı okuyan herkes yarın ailesine benim için bir ayrı sarılsın. İyi bayramlar, sevgiler. voxventi twitter.com/voxventi

Bir bütün olarak, yalnızlıktan yaratıldığıma inanıyorum.

Evet dostum, bir bütün olarak yani tamamiyle yalnızlıktan yaratılmış olmalıyım. Olmalıyım çünkü yalnızlıkla iyi anlaşıyorum. Ve itiraf etmeliyim benimki sıradan yalnızlıklar gibi değil. Biraz daha farklı. Güçlendirilmiş, sınıf atlatılmış bi’ yalnızlık. Ve benim yalnızlığımı özel kılan sadece kalabalıklara rağmen olması değil. Bir çoğunuz yalnızlıkla dertleşemez mesela. Ama ben her sabah kalktığımda aynaya bakar, kendime değil yalnızlığıma hatrını sorarım. Bugün diye başlarım söze; - Bugün hiç birilerine ihtiyaç duydun mu sevgili yalnızlık ? Cevabını bildiğiniz soruları sormak bile dostluğunuzu pekiştirir bazen. Hayır, kimseye ihtiyacı yoktur yalnızlığın. Sadece ama sadece size ihtiyacı vardır. Onunla geçirdiğiniz her saniye, onu besler büyütürsünüz. Bazen birlikte hayaller kurar daha da fazla yalnızlığa gömülürsünüz. Dostlarınız vardır, arkadaşlarınız vardır. Ama hiç biri bir yalnızlık değildir. Çünkü yalnızlık bir nevi sessizliktir. Sessizlik sizi dinler. İnsanlarsa asla dinlemez, sadece dinliyormuş gibi görünürler. Kısa kesmek istiyorum, çok iyi yazamasam da birgün geriye dönüp baktığımda yalnızlıktan ne kadar zevk aldığımı hatırlamak güzel olur diye buraya not düşüyorum. Evet, birçoğunuz yalnızlığımın ne özelliği olduğunu anlamadınız biliyorum. Sadece şunu bilin yeterli; Ben amaçsız birliktelikler yerine, gurur duyulacak yalnızlıkları tercih ediyorum. Sevgiler. vox.

sor bakalım, lets go.

vox.

Arama

Arama anahtar kelimeleri